İran'da suikast

ABD, bölgede kaos peşinde

Dünya

Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani‘nin ABD tarafından şehit edilmesinin ardından İranlı nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade de suikast sonucu hayatını kaybetti. İsrail’e işaret eden İranlı yetkililer, ‘tuzak’ vurgusu yaptı.

İranlı nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade’nin başkent Tahran yakınlarındaki Abserd ilçesinde suikaste kurban gitmesinin ardından İran, söz konusu suikastten İsrail’i sorumlu tuttu, “Oyuna gelmeyeceğiz, uygun zamanda yanıt vereceğiz” dedi.

İran’ın 2003’teki nükleer programının mimarı olduğu iddia edilen 63 yaşındaki Fahrizade, İran Devrim Muhafızları’nın üyesi ve füze imalatında uzman bir fizikçiydi.

Başkent Tahran’a yakın Kum kentinde 1957 yılında dünyaya gelen Fahrizade, 1979 yılındaki İran İslam Devrimi’nin ardından kurulan Devrim Muhafızları Ordusu’nda görev aldı. İran Savunma Bakanlığı ile Silahlı Kuvvetler Başdanışmanı ve İran Fizik Araştırma Merkezi (PHRC) Başkanı olması nedeniyle 24 Mart 2007’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1747 sayılı kararla yaptırım listesine aldığı İranlı yetkililerden biriydi.

Nükleer Programın Babası

Batılı istihbarat örgütlerinin “İran’ın askeri nükleer programının babası” olarak nitelendirdikleri Fahrizade’nin faaliyet alanı, İran’ın bilimsel nükleer programını bu ülke için nükleer bir potansiyele dönüştürmekti. Fahrizade’nin bir fizik profesörü olarak, nükleer bomba geliştirmek için 1989 yılında kurulduğu iddia edilen gizli program “Amad” projesini yönettiği söyleniyor. UAEA’ya göre program 2003 yılında sonlandırıldı.

Fahrizade, ABD’nin Foreign Policy Dergisi tarafından yayınlanan dünyanın en güçlü 500 kişisi listesinde yer alan beş İranlı figürden birisiydi. İran’ın nükleer programının arkasındaki figür olarak kabul edilen Fahrizade’nin nükleer anlaşmanın imzalanmasında da etkin bir rol oynadığı belirtiliyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da Fahrizade’nin İran Savunma Bakanlığının “özel projelerinde” çalıştığını iddia etmişti.

İran lideri Ali Hamaney, suikastla ilgili “Failler ve azmettiriciler kesin olarak cezalandırılmalıdır” dedi. Fahrizade’yi öldürenleri “kiralık katiller ve zalimler” şeklinde nitelendiren Hamaney, “Fahrizade’nin bilimsel ve teknolojik tüm alanlardaki çalışmaları sürdürülmelidir” ifadelerine yer verdi.

‘Trump’ın Hedefi Kaos’

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, suikastla ilgili yaptığı yazılı açıklamada “Amerika Birleşik Devletleri’nin paralı askeri” olarak nitelendirdiği İsrail’in Fahrizade’nin ölümünden sorumlu olduğunu belirterek, “Şehit Fahrizade’nin öldürülmesi, düşmanlarımızın çaresizliğini ve hissettikleri derin nefreti gösteriyor. Ancak O‘nun şehadeti, İran’ın bilimsel başarılarını yavaşlatmayacak” dedi.

Ruhani dün katıldığı bir toplantıda da suikastın ardında İsrail’in olduğunu açıklamasını yineledi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın görevden ayrılmadan “kaos” hedeflediğini söyledi. Ruhani, “Birkaç hafta sonra baskı dönemlerinin sona ereceğini hissediyorlar ve dünyadaki şartları değiştirmeye çalışıyorlar. Hem bölgede istikrarsızlık oluşturmak hem de dikkatleri bu günlerde işgal altındaki topraklarda (Filistin) estirdikleri terör ve tehditlerden başka yöne çekmek istiyorlar” diye konuştu.

İsrail’in tuzağına düşmeyeceklerini vurgulayan Ruhani, şöyle devam etti: “İran’ın düşmanları İran ulusunun ve yetkililerinin bu cinayeti yanıtsız bırakmayacak kadar cesur ve azimli olduğunu iyi biliyor. İlgili yetkililer, bu suçun yanıtını uygun bir vakitte verecektir. Halkımız, siyonist rejimin tuzağına düşmeyecek kadar akıllı ve bilgedir.”

İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Hüseyin Selami de suikasttan İsrail’i sorumlu tutarak, “Geçmişte sahada hiçbir adımı karşılıksız bırakmayacağımızı gösterdik” ifadelerini kullandı. ABD’nin önemli gazetelerinden New York Times’da çıkan bir haberde de, suikastın ardında İsrail’in olduğunun, Amerikalı bir memur ile iki istihbarat servisi çalışanı tarafından doğrulandığı öne sürüldü.

ABD’de başkanlık seçimlerini kazanan Joe Biden döneminde İran ile ABD arasındaki gerginliğin azalacağına dair beklentiler oluşmuştu. Uluslararası medyada, 20 Ocak 2021’de Beyaz Saray’dan ayrılacak olan ABD Başkanı Trump’ın görev süresi sona ermeden İsrail ile İran’ı provoke edecek adımlar atabileceğine ilişkin endişelere yer verilmişti. Hamaney’in İranlı milis gruplara, Trump görevinden ayrılana kadar ABD’ye karşı eylemleri durdurma talimatı verdiği iddia edilmişti.

‘Sizinle Paylaşamam’

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’a göre, İsrail Başbakanı Netanyahu, suikattan sonra katıldığı bir programda “Size Orta Doğu’da bir hareketlenme olduğunu söylemek istiyorum. Gergin günler bizi bekliyor” dedi. Yedioth Ahronot gazetesine göre ise Netanyahu, düzenlediği basın toplantısında, Fahrizade’nin suikastinde İsrail’in rolü olduğuna işaret etti. Yediot Ahronot gazetesi daha fazla ayrıntıya yer vermezken, Maariv gazetesinin haberinde Netanyahu’nun, “Bu hafta yaptıklarımın tamamını sizlerle paylaşamam” şeklindeki sözlerine yer verildi.

Başkanlığı döneminde İran’la sık sık karşı karşıya gelen ABD Başkanı Trump, suikasta ilişkin İsrailli gazeteci Yossi Melman’ın twitlerini paylaşması dikkat çekti. Mesajda, “İran’dan gelen haberlere göre Muhsin Fahrizade, Tahran’ın doğusundaki Damavend’de suikast sonucu öldürüldü. İran’ın gizli nükleer programının başındaki isimdi ve Mossad tarafından yıllardır aranıyordu. Onun ölümü, psikolojik ve mesleki açıdan İran için büyük bir darbedir” ifadeleri yer alıyor. Sosyal medyada Trump’ın paylaşımları, kendisinin Fahrizade’nin öldürülmesine destek verdiği şeklinde yorumlandı.

ABD Uçak Gemisini Bölgeye Gönderdi

Öte yandan Hindistan Donanması ile Malabar Tatbikatı’na katılmak üzere Körfez’den ayrılan ABD’nin “USS Nimitz” uçak gemisine tekrar bölgeye dönmesi emri verildi. Amerikan CNN televizyonuna konuşan bir savunma yetkilisi, Nimitz gemisinin beraberindeki savaş gemileri ile Orta Doğu’ya geri döndüğünü söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Irak ile Afganistan’daki Amerikan askeri sayısının 15 Ocak’tan itibaren 2 bin 500’e düşürüleceğini hatırlatarak, geminin bölgedeki Amerikan birliklerine destek sağlayacağını belirtti. Yetkilinin, gemiye geri dönmesi emrinin İran nükleer programın kritik isimlerinden Fahrizade’nin öldürülmesinden önce verildiğini ifade etmesi dikkat çekti.

Muhafazakarlar ‘İntikam’reformistler ‘İtidal’ Dedi

Nükleer bilimci Muhsin Fahrizade’nin terör saldırısı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından muhafazakar kesime ait gazetelerde “intikam” manşetleri öne çıktı.

Vatan-ı İmruz gazetesi “Vurmazsak vururlar” manşetiyle intikam alınması gerektiğini savunarak, “İran’da genel bir öfke var. ABD ve siyonist rejimden intikam alınması talep ediliyor” ifadelerini kullandı. Hamaney’in genel yayın yönetmenini atadığı, devletin resmi gazetesi Keyhan da “Göze karşılık göz, siyonistler beklesin” manşetiyle çıktı.

Şoru gazetesi, “Fahrizade’nin katillerini pişman edeceğiz” manşetini kullandı. Himayet gazetesi de “Halk intikam bekliyor” başlığını seçti. Cam-ı Cem gazetesi, “Yeniden 2010’a dönüldü” manşetiyle geçmişte diğer İranlı bilim adamlarına düzenlenen suikastlara atıf yaptı.

Hükümete Yakın Gazeteler Temkinli

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümetine yakınlığıyla bilinen reformist Arman-ı Milli gazetesi ise “Gerginlik tuzağı” manşetini tercih ederek, “Stratejik sabır ve bölge şartlarının tahlili, kalan son 2 ayda İran’ın Binyamin Netanyahu ve Donald Trump’ın ateşi körüklemesine karşılık en önemli siyasi ekseni olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Hükümete bağlı olarak çıkan resmi İran gazetesi de “İranlı bilim adamına terör saldırısı” manşeti attı. İtimad gazetesi ise “Bir terör saldırısının tahlili” başlığını kullanarak, yazarlarına konuyu analiz ettirdi. Reformist Şark gazetesi, “Abserd’de kanlı terör” manşetiyle haberi sade bir şekilde verdi. Cevan gazetesi, haberi, “Bir bilim adamına daha terör saldırısı” şeklinde duyururken, Ferihtegan gazetesi, “Serçeşmeye terör saldırısı” başlığını tercih etti.

Çinli Global Times, Batının Sessizliğini Kınadı

Çin’in İngilizce yayın yapan gazetesi Global Times, İranlı nükleer bilimci Mohsen Fakhrizadeh’in katledilmesi karşısında Batılı ülkelerin sessizliğini kınadı. Baş Editör Hu Xijin, devletlerin çıkarları için teröre başvurmasını “utanç verici, barbarlık” diye niteledi. Hu Xijin dünkü yazısında şu satırlara yer verdi: “ABD’den veya İngiltere’den önde gelen bir bilim adamının suikasta kurban gittiğini düşünün, bu nasıl bir tsunamiye neden olurdu?

“Ocak ayında ABD güçleri, İran İslam Devrim Muhafızları Kolordusu Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani’yi öldürdü. Şimdi Fakhrizadeh suikasta kurban gitti ve İran, İsrail’in sorumlu olduğuna inanıyor. ‘Pandora’nın kutusu’ tekrar mı açıldı? Devletlerin çıkarları için terörizmi kullanma çağına geri mi dönülüyor? Bu aşağılanması gereken bir gerilemedir ve kimse bundan kazançlı çıkmayacaktır.”

Etiketler

Yorumunuzu Buraya Yazın