ABD - Alman

ABD’den Alman Firmalarına Tehdit

Dünya

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Alman ve Avrupa firmalarına tek tek görüşmeler yoluyla Kuzey Akımı 2 projesinden çıkmaları için tehditleri sürdürüyor. Çekilmezlerse sonuçlarına katlanacakları belirtiliyor. Edinilen bilgilere göre 3’ü ABD Bakanlığından 12 kişilik bir ekip video konferans yoluyla bu konuda yoğun bir mesai yürütüyor. Tehdit görüşmeleri 12 Avrupa ülkesine ait 120 firmaya karşı yürütülüyor. İnşaatının var olan kısmının bırakılması durumunda zarar 12 milyar avro civarında olacak. Alman ve Avrupa Birliği (AB) ekonomi kuruluşları Berlin ve Brüksel’den çok sert karşı önlemler talep ediyorlar. Aksi halde Amerikan baskı yöntemleri tekrar edip durur ve “tehlikeli bir yol alışkanlığı” halini alır görüşünü dile getiriyorlar. Ekonomi alanının temsilcileri Rusya ve Almanya arasındaki enerji ilişkilerinde, 1960’lar 80’lerde hep bozgunculuk yapmış ve her seferinde üstünü örtmeye çalışmıştır.

German Foreign Policy’nin saptamalarına göre Kuzey Akımı 2’nin bitirilmesi etrafında artık çileden çıkartıcı bir hal alan çatışmalar son günlerde iyice sertleşmiş durumda 15 Temmuz 2017’de, daha önceden kalma olağanüstü yaptırım kararları yürürlükten kaldırmıştı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise, bunu her an yürürlüğe koyabileceklerini ileri sürdü. Pompeo, “Bu yaptırımlar sözü edilen gaz boru hattında çalışan kişiler ve firmaların hepsini kapsamaktadır” dedi.

27 Temmuz Pazartesi günü de Başkanlık Sarayı bu yaptırım yasasını güncelleştiren ek maddelerin savunma harcamaları bütçesine eklenerek onaylandığını duyurdu. Ek tedbirler de Kuzey Akımı 2 ile ilgili. Başkanlık Sarayı ve Senato arasında uyum sağlandıktan ve Trump imzaladıktan sonra yaptırımlar yürürlüğe girecekmiş. Yani Almanya ve AB firmalarına karşı sert ve yenilenmiş ABD yaptırımlarının eli kulağında. Bu süreci hızlandırmak amacıyla 3’ü ABD Bakanlığından 12 görevli, 120 Alman ve AB firmasına karşı tehdit, şantaj ve her yoldan baskı uyguluyorlar. Aksi halde bedeli ağır olacak demeyi de ihmal etmiyorlar. Dışişleri Bakanlığının belirttiğine göre muhatapların konu hakkında bilgilendirilmelerinin teyit edildiği de açıklamalara ekleniyor.

ALMAN EKONOMİSTLERDEN HAREKETE GEÇİN ÇAĞRISI

Geçen hafta Alman ekonomisinin temsilcisi olan kuruluşlar Federal Hükümet ve AB yetkili kurumlarına etkili yöntemlerle karşılık verilmesi çağrısı yaptılar. Özellikle Alman Ekonomisi Doğu Avrupa Kuruluşları Birliği (OAOEV), 12 AB ülkesinin 120 firması-bunlar arasında 5 büyük ve etkili enerji firması-ve önemli bankalar da var. Bu çabaların sonuç vermemesi ve gaz hattı inşaatının durdurulmasının faturası 12 milyar avro kayıp demek. Çağrıyı yapan kuruluşlar bu nedenle acilen ve sert karşı tedbirler talep ettiklerini yoksa sonuçların telafisinin çok zor olduğunu belirtiyor. Son açıklamaya şu da eklendi: “Durum artık çok daha ciddileşmiş bulunuyor. ABD’nin Berlin Büyükelçiliği şemsiyesi altında firmalara, kuruluşlara ve yetkili kişilere karşı alenen tehditler başladı.” Bunun yeni ve çok “yabancı” bir yöntem olduğu da çağrıya ilave ediliyor. Açıklamayı bütün temsilciler adına yapan OAOEV sözcüsü, şimdiye kadar diplomatik ama etkili dil kullanıldığını ancak bunun da tehdit ve şantajları dengelemeye yetmediğini belirtiyor. Daha etkili tedbirler talep ediliyor. Aksi halde çok tehlikeli ve büyük kayıplı sonuçların olacağı belirtiliyor.

GEÇMİŞTE DE RUS GAZININ AVRUPA’YA GELİŞİ ÖNLENEMEDİ

Geçmişte de Amerika’nın yoğun baskıları altında 60’lı ve 80’li yıllarda karşı önlemlerr alındığı hatırlatılıyor. 20 Kasım 1981’de Federal Almanya ve Sovyetler Birliği yeni bir gaz boru hattı anlaşması yaparak kuzeybatı Sibirya’dan taşıma anlaşması yaptılar. Bütün proje katılımcısı ülke ve firmalara karşı ABD’nin şiddetli baskıları geri püskürtüldü ve yaptırımlar 13 Kasım 1982’de kaldırıldı.

OAOEV Temsilcisine göre yaptırımların kaldırılmasında o zamanki Başkent Bonn Hükümetinin kararlı duruşu belirleyici olmuştu. 1960’lı yıllarda olduğu gibi, 80’lerde de Almanya’nın diğer Avrupa ülkeleriyle kararlı tutumu ABD’ye karşı başarı kazanmıştı. Almanya-Rusya enerji ilişkileri etrafındaki sorunların çözümü biraz daha sürecek gibi ama kazanılacak görüşü yaygın. Bu görüşte elbette sorunun bir ucunda da Rusya ve enerji üstünlüğü var.

Bütün dünyanın, devam eden ve uyarıları sıkça yapılan ikinci dalga salgına karşı ortak mücadele çağrılarına rağmen ABD yönetimi en yakın müttefikleri dahil herkese saldırmaya devam ediyor. Bu tavrın, hızla etkisini kaybetmekte olan Amerikan hegemonyasının çöküşünü hızlandıracağı genel kabul görüyor.

Etiketler

Yorumunuzu Buraya Yazın