Çin ve Rus

ABD’NİN HEDEFİNDEKİ ÇİN VE RUSYA’NIN İŞ BİRLİĞİ BİDEN’A MESAJ

Dünya

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) hedefinde yer alan Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya arasındaki iş birliği Washington’dan gelen tehditlerin gölgesinde büyümeye devam ediyor. İki ülke, ilki 2019’da düzenledikleri stratejik hava devriyesini salı günü ABD’nin üslerinin bulunduğu Asya Pasifik bölgesinde tekrarlayarak Washington yönetimine net bir mesaj gönderdi.

Rus Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, devriyenin “Rusya ile Çin’in kapsamlı ortaklığını derinleştirmeyi, iki ülke orduları arasındaki iş birliğini artırmayı, ortak eylem kapasitesini genişletmeyi ve stratejik istikrarı güçlendirmeyi amaçladığı” kaydedildi. Çin’in Global Times gazetesine isminin gizli kalması şartıyla açıklamada bulunan askeri akademi uzmanı ise “Bu, ABD için açık bir işaret. Çin ve Rusya’nın askeri caydırıcılığı, bölgedeki ABD üslerine yakın bölgelere ulaşabilir.” yorumunda bulundu.

Taraflar arasındaki askeri iş birliğinin ABD Deniz Piyadeleri ile Donanma ve Sahil Güvenliği kurumunun ortak raporundan sonra düzenlenmesi dikkat çekti. The Guardian gazetesinin aktardığına göre; Washington yönetimi Rusya ve Çin’i denizde kararlı rakipler olarak tanımlarken, Beijing yönetiminin ise “en büyük uzun vadeli stratejik tehdit” olduğunu öne sürmüştü.

BIDEN DÖNEMİ DENGELER DEĞİŞEBİLİR

Uzmanlar Çin ve Rusya arasındaki derinleşen askeri iş birliğinin Beyaz Saray’a çıkmak için gün sayan Joe Biden yönetimi altında devam etmesini bekliyor. Zira, ABD’nin seçilmiş başkanı Joe Biden katıldığı bir televizyon programında askeri yetkililerin aksine Çin’i “stratejik rakip” Rusya’yı ise “en büyük tehdit” olarak betimlemişti.

Global Times gazetesi konuyla ilgili hazırladığı haberinde, Rusya’yı “en büyük tehdit” olarak gören Biden Amerika’sında önemli değişimler yaşanabileceğini ancak Çin’e karşı atılan adımların ne olursa olsun devam edeceği tahmininde bulundu. Gazeteye konuşan Çin Sosyal Bilimler Akademisi Rusya, Doğu Avrupa ve Orta Asya Çalışmaları Enstitüsü Yardımcı Araştırma Görevlisi Yang Jin “Çin-Rusya ilişkisi tarihin en iyi halini alıyor. Soğuk Savaş’ın sonundan günümüze ikili bağlar uluslararası durumda bir dizi değişiklik yaşadı, ancak giderek sağlamlaştı. ” ifadelerini kullandı.

“ASKERİ İTTİFAK OLASILIK DIŞI DEĞİL”

“Çin ve Rusya stratejik bağları güçlenmesi ABD’nin yeni hükümetine mesaj gönderiyor” başlığını taşıyan haberde Beijing ile Moskova yönetimlerinin Hong Kong, Taiwan, Kırım ve Suriye gibi kritik konularda birbirlerine tam destek sunduklarını hatırlatıldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2019 yılında yaptığı konuşmada, “Rus-Çin askeri ittifakı fikrini tamamen olasılık dış görmediklerini” dile getirerek, iki ülkenin askeri iş birliğini geliştirme niyetinde olduğu sinyalini vermişti. Çin ile Rusya, ortak devriye harekâtı öncesi 15 Aralık’ta da her iki ülkenin Ekim 2009’da imzaladıkları balistik füze ve taşıyıcı roket fırlatma bildirimlerini paylaşma anlaşmasını güncellemişti.

“ABD ZAMANIN RUHUNU YAKALAMIYOR”

Beijing ve Moskova arasındaki askeri iş birliği diplomasi kanalıyla da desteklenmeye devam ediyor. Hava devriyesinin icra edildiği gün Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rus meslektaşı Sergey Lavrov ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD’nin tek taraflı dış politikasına karşı dayanışma çağrısında bulundu. Wang, ABD’nin uyguladığı politikalarla zamanın ruhuna karşı geldiğini ve utanç verici bir miras bıraktığını ifade ederken, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da uluslararası istikrar için iş birliğinin altını çizdi.

Taraflar arasındaki diplomatik iş birliğini çarşamba günü China Daily gazetesine değerlendiren Tsinghua Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Profesör Wu Dahui, Batı’nın iki ülke arasındaki temasları “şeytanlaştırmak” istediğine dikkati çekerek bunun bir çifte standart olduğu değerlendirmesini yaptı. Wu, bu bağlamda “Örneğin, ABD’nin Asya ile Avrupa’da pek çok müttefiki var ve ABD, Çin ile Rusya’yı tehdit etmek için başka ülkelerde bile silah kullandı. Bu nedenle Batı’nın Çin-Rusya askeri iş birliğinden şikâyet etmesi haksız ve mantıksız.” diye konuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, geçen yıl yaptığı açıklamada “Amerika istiyor diye, Çin’le dostluk politikamızdan vazgeçecek değiliz.” diyerek, Moskova’nın dış politika yönelimini özetlemişti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Covid-19 salgınının krizlerin sonuncusu olmayacağı konusunda uyardı.

Pazar günü ilki düzenlenen Uluslararası Salgın Hazırlık Günü dolayısıyla bir video yayınlayan DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koronavirüs (Covid-19) krizinin dünyanın karşılaştığı son pandemi olmayacağı uyarısında bulundu. Ghebreyesus, insan sağlığını geliştirmek için yapılan çabaların iklim kriziyle mücadele ve hayvan yaşamını iyileştirme adımları atmadan başarısız olacağını söyledi.

Uluslararası Epidemi Hazırlığı Günü için konuşma yapan DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgınlar sırasında harcamalar yapıp gelecek olanlar için önlemler almama döngüsünü kınadığını belirtti.

Covid-19 salgınından gerekli derslerin alınması gerektiğini vurgulayan Ghebreyesus, “Uzun zamandır dünya aynı döngü içinde panik ve umursamazlıkla ilerliyordu. Bir salgına para harcıyor ve bittiğinde unutuyoruz. Bu çok tehlikeli bir döngü. Tarih bize bunun son pandemi olmayacağını ve epidemilerin hayatın bir gerçeği olduğunu gösteriyor. Bu pandemi bize insan sağlığı, çevre ve hayvanlar arasındaki bağı gösterdi.” dedi.

DSÖ Genel Direktörü, insan sağlığını geliştirmenin yolunun iklim kriziyle mücadele ve hayvan yaşamını iyileştirme olmadan başarısız olacağını da sözlerine ekledi.

Etiketler

Yorumunuzu Buraya Yazın