Ahmet Kekeç

Ahmet Kekeç’in “Gizemli Atatürk Uzmanları Aranıyor” Yazısına Vatan Partisi’nden Tepki

Politika

Akşam gazetesi yazarı Ahmet Kekeç, 7 Eylül tarihli köşesinde “Gizemli Atatürk uzmanları aranıyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıda Muharrem İnce’nin “Memleket hareketi”ni eleştiren Kekeç, sözü Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek’e getirerek ”  İnce, Doğu Perinçek kadar olamadı mı?” diye sorduktan sonra ” Perinçek, partisinin en zor zamanında bir tekne kiralayıp İstanbul’dan Silifke’ye hareket etmişti… “Atatürk Kuzey’den Anadolu’ya çıktı, ben de Güney’den çıkarım” diyordu” diye yazdı. Bu yazıya Vatan Partisi Basın Bürosu bir açıklamayla tepki gösterdi.

İşte Ahmet Kekeç’in Akşam’da köşesinde yer alan yazısı ve Vatan Partisi’nin Kekeç’in yazısına verdiği yanıt:

GİZEMLİ ATATÜRK UZMANLARI ARANIYOR!

Memleket Hareketi, 4 Eylül’de Sivas’ta start aldı. (Şuna neden “başladı” diyemiyoruz? Muharrem daha gelmeden aklımızı karıştırmaya başladı.) Sivas tamam da, bunun Samsun’u var, Erzurum’u var. Hatta Havza’sı var… İnce, Doğu Perinçek kadar olamadı mı? Perinçek, partisinin en zor zamanında bir tekne kiralayıp İstanbul’dan Silifke’ye hareket etmişti… “Atatürk Kuzey’den Anadolu’ya çıktı, ben de Güney’den çıkarım” diyordu. Hemen hatırlatalım: Perinçek’in Türkiye’yi Güney’den kuşatıp ele geçirmeye çalıştığı yıllarda, ülkede meşru bir parlamento, meşru bir hükümet, “kokmaz-bulaşmaz” addedilse de meşru bir Cumhurbaşkanı vardı. Muharrem İnce, otobüs boyayacağına, o parayla Samsun’a çıkacak bir tekne kiralayamaz mıydı? Böylece daha “Atatürkçü bir başlangıç” yapmış olurdu.

Öyle ya, “Atatürkçülükten” başka satacak bir ürünü yok. CHP’deki sorunun da “Kemalizm eksikliği”nden kaynaklandığını düşünüyor. İyi de, elinde “hah, budur işte” diyebileceğimiz bir Atatürkçülük programı da yok. Peki, bu programı hazırlatacak bir “ekip” var mı? Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal, Mihri Belli kıratında adamlar? Yok. Böyle adamları, CHP’nin yanında yöresinde aramayı bırakın… Türkiye’de de yok… Doğan Avcıoğlu yok, İsmail Saymaz var. Mümtaz Soysal yok, Eren Erdem var. Behice Boran yok, Canan Kaftancıoğlu var. Sencer Divitçioğlu yok, ağlak terör sevici Hasan Cemal var. O halde Muharrem İnce bu raporu kime hazırlatacak? Bir ara “gizemli Amerikalılar”dan söz ediyordu. Bunu aramışlardı hani… Niye aramışlardı, ne söylemişlerdi? Bizimki de “büyüklük” gösterip “açıklamam etik olmaz” demiş ve arayanların kimliğini faş etmemişti. Bana sorarsanız yalan söylüyordu. Kimse bunu aramamıştı. Maksadı, Amerikalılar tarafından aranan “önemli adam” ifadesini zihinlere kazımaktı. Başardı mı? Hayır. Sadece kendine güldürdü. Hatırlar mısınız, bilmem… Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce “hat sanatı cahili” ve aynı zamanda Kandil muhibbi Özgür Özel’e “nasıl bir aday?” diye sormuşlardı. Özel şöyle cevap vermişti: “Recep Tayyip Erdoğan’ı en çıldırtacak zamanda, en çıldırtacak şekilde, en çıldırtacak adayı çıkaracağız.” O sıralarda şöyle bir tepki verdiğimi hatırlıyorum: Özgür Özel’in açıklamasını bir yabancı duysa, “Bunlar hasta” der. Evet, hasta… Hem de kronik hasta… Erdoğan’ı “en çıldırtacak” aday yerine, “en işe yarar, en çalışkan, en becerikli, en icracı, en dik duran” ve Türkiye’nin düşmanlarıyla iş tutmayacak “en doğru dürüst adamı” çıkarsanız olmaz mı? Maksat seçim kazanmak mı, Erdoğan’ı çıldırtmak mı? Biz, “en çıldırtacak” adayı beklerken, Erdoğan’ın karşısına, çıkara çıkara, en içi boş adamı çıkardılar.

İsmi Muharrem İnce’ydi…

VATAN PARTİSİ BASIN BÜROSUNUN AÇIKLAMASI

Vatan Partisi Merkez Basın Bürosu’ndan

Ahmet Kekeç’e Yanıt ve Düzeltme

Akşam gazetesi yazarı Sayın Ahmet Kekeç, “Gizemli Atatürk uzmanları aranıyor!” başlıklı 7 Eylül 2020 tarihindeki yazısında, Genel Başkanımız Doğu Perinçek hakkında “Perinçek, partisinin en zor zamanında bir tekne kiralayıp İstanbul’dan Silifke’ye hareket etmişti… “Atatürk Kuzey’den Anadolu’ya çıktı, ben de Güney’den çıkarım” diyordu. Perinçek’in Türkiye’yi Güney’den kuşatıp ele geçirmeye çalıştığı yıllarda, ülkede meşru bir parlamento, meşru bir hükümet, “kokmaz-bulaşmaz” addedilse de meşru bir Cumhurbaşkanı vardı.” ifadelerini kullanmıştır. Kekeç’in yazdığı bilgiler tamamen uydurmadır. Kekeç’e yanıtımızı aşağıda bilgilerinize sunuyoruz.

Birincisi, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, hiçbir zaman bir tekne kiralayıp İstanbul’dan Silifke’ye hareket etmemiştir. Hayal gücü zorlanarak ortaya atılan böyle bir iddiayı bir de Atatürk’ün Samsun çıkmasıyla benzerlik kurup “Anadolu’ya güneyden çıkmak, Türkiye’yi güneyden ele geçirmek” gibi zırvalarla sunmak, bunu bir gazete köşesine taşımak zavallılık halidir.

DOĞU AKDENİZ’İ VE ABD TEHDİDİNİ İLK ANLATAN PERİNÇEK’Tİ

İkincisi, “Doğu Perinçek Türkiye’yi güneyden ele geçirmek” istedi diyen Ahmet Kekeç, biraz araştırma yaparsa Vatan Partisi Genel Başkanı’nın, Doğu Akdeniz’de bugün yaşadığımız emperyalist tehditleri yıllar öncesinden tespit ettiğini, kamuoyunu uyardığını ve bunlara karşı mücadele verdiğini görecektir. Doğu Perinçek, bugün Güney Kıbrıs’a silah yığma kararı alan ABD’nin Türkiye’yi hem güneyden, hem kuzeyden, hem de batıdan kuşatmaya çalıştığını herkesten önce milletine anlatmıştır. Doğu Perinçek 2002 yılında ABD’nin Türkiye’yi işgal tatbikatı olan “Bin Yılın Meydan Okuması’nı” açıkladığı ve milletini uyardığı sırada Ahmet Kekeç “Washington’un Türkiye dostu ve vazgeçilmez müttefiki olduğu” masallarını anlatmakla meşguldü. Yine Doğu Perinçek, ABD’nin BOP kapsamında Türkiye dahil Müslüman ülkelerin sınırlarının değiştirme planına karşı mücadele ederken Ahmet Kekeç BOP güzellemeleri yapıyordu.

KEKEÇ’İN FETÖ KUMPASI DESTEKÇİLİĞİ

Üçüncüsü, FETÖ’cüler Türkiye’yi 15 Temmuz’a, yani ABD işgaline hazırlamak için Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk gibi kumpasları tezgahlarken, Türk Ordusunu kafeslerken siyasi planda etkisizleştirmek istedikleri ana güç Vatan Partisi’ydi. Bu nedenle Doğu Perinçek dışında hiçbir siyasi parti genel başkanı Silivri’de esir edilmedi. Vatan Partisi, FETÖ’ye karşı on binlerce vatandaşı örgütleyip eylemler yaparken, kumpasçıları mahkum ederken Ahmet Kekeç, FETÖ’nün en sadık müttefik yazarlarındandı. Kekeç’in FETÖ kumpaslarını haklı göstermek için medyada yapmadığı şarlatanlık kalmadı. Ancak sonuçta Silivri duvarı ve bütün kumpaslar başlarına yıkıldı, hepsi başta Vatan Partisi yöneticileri ve kahraman askerimize attıkları iftiraların altında kaldı. Kekeç gibi isimler de keskin bir dönüş ve tövbeyle FETÖ karşıtı olmaya karar kıldı. Ancak hala vatanseverlerin dikkatli olması gereken bir nokta var. Vatan Partisi ve Genel Başkanı Doğu Perinçek düşmanlığından kurtulamayanların, hala FETÖ’yle aynı hedefe saldırmalarındaki amaç sorgulamayı gerektiriyor.

7 Eylül 2020

VATAN PARTİSİ BASIN BÜROSU

Etiketler

Yorumunuzu Buraya Yazın