Biden

BİDEN’I MÜNİH’TE HANGİ “SOĞUK GERÇEKLER” KARŞILADI?

Güncel

ABD Başkanı Joe Biden, ilk kez lider unvanı ile katıldığı Münih Zirvesi’nde beklediğini bulamadı. Biden’ın NATO çağrısına karşın Fransa Cumhurbaşkanı MacronAvrupa’nın özerkliğini” vurguladı. Benzer şekilde Biden’ın Çin’e karşı seferberlik çağrısı da Münih’te sessizlik duvarına çarptı.

Dünya’nın en önemli konferanslarından biri olarak kabul edilen Münih Güvenlik Konferansı, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeni ile ertelenmesinin ardından video konferans yoluyla tamamlandı. İki yıl önceki konferansa eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Yardımcısı sıfatıyla katılan Biden, bu kez liderlik unvanı ile geri döndüğü platformda dört yıl boyunca izleyeceği dış politikanın satır başlarını paylaştı. Münih Zirvesi, 2020’deki “Batısızlık” temasının aksine Konferans Başkanı Wolfgang Ischinger tarafından “Batısızlıktan sonra” diye adlandırılsa da tarafların açıklamaları “köprünün altından çok su aktığını” kanıtlar nitelikte.

Beyaz Saray’ın yeni sahibi Joe Biden, Münih’te zirvesinde alışagelmiş biçimde “Amerika geri döndü. Transatlantik ittifak geri döndü. Geriye bakmayacağız” dedikten sonra Washington yönetiminin gerek iklim değişikliği gerekse salgınla mücadele gibi konularda Batı ile birlikte hareket edeceğinin altını çizdi. Biden bu bağlamda, ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) öncülüğünde kurulan Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı’na (COVAX) toplamda 4 milyar dolar katkıda bulunacağını ilan etti.

BIDEN “NATO”, MACRON “ÖZERKLİK” DEDİ

Biden’ın Batı’ya ortak cephe kurma çağrısı yalnızca küresel krizlerle sınırlı kalmadı. Mevcut yönetimin, Trump’ın aksine NATO’ya bağlı olduğunun altını çizen Biden, ittifak üyesi bir ülkeye yapılan saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılacağını ve birlikte harekete edeceklerini iddia etti. Biden “ABD, yüzleştiğimiz sorunların çözümü için AB’deki ortakları ve kıtadaki diğer başkentlerle çok yakın çalışacaktır. ABD, NATO ittifakımıza tamamıyla bağlıdır ve Avrupa’nın askeri kapasitesine yaptığı yatırımları memnuniyetle karşılıyorum” ifadelerini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Münih Konferansı’nda “özerklik” vurgusunu yineledi.

Biden’ın NATO konusunda çağrısına dolaylı yanıt ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan geldi. Ağırlık merkezinde ABD’nin olduğu NATO fikrine karşı Avrupa’nın “özerkliğini” gündeme taşıyan Macron, “Avrupa stratejik otonomluğunu güçlendirmeli ve kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmeli” diye konuştu.

Avrupa’nın Amerika’dan bağımsız olarak kendi güvenlik konseptini belirlemesi gerektiğini savunan ve bu yönde adımlar Almanya ile adımlar atan Fransız lider, daha önce yaptığı “NATO’nun beyin ölümü” açıklaması ile dikkatleri üzerine çekmişti.

ÇİN’E KARŞI SEFERBERLİK ÇAĞRISI VE SOĞUK GERÇEKLER

ABD lideri Biden’ın, Münih zirvesinde isteği yanıtı alamadığı diğer konu ise Çin Halk Cumhuriyeti’ne karşı benimsenecek tutum oldu. Çin ile rekabetin “çetin geçeceği” öngörüsünde bulunan Biden, “Çin’le uzun vadeli stratejik bir rekabete beraber hazırlanmalıyız. ABD, Avrupa ve Asya’nın, Pasifik’teki değerlerimizi güvence altına alma noktasındaki çabası, en önemli işlerimizden biri olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Biden ayrıca, “insan hakları” ve “demokrasi” başlıklarını Beijing yönetimi ile mücadele sahası haline getireceğinin sinyalini verdi.

Almanya lideri Merkel, Biden’ın Çin karşıtı çağrılarına “sessiz” kaldı.

Biden’ın Çin karşıtı şahin çıkışı da Münih Zirvesi’nde sessizlikle karşılandı. Almanya Başbakanı Angela Merkel NATO konusunda Washington ile benzer bir hattı muhafaza edip, kuruma daha fazla katkı yapacakları sözünü vermesine karşın Beijing karşıtlığına ortak olmadı. Benzer şekilde, Alman medyası da Biden’ın sert çağrılarını sert şekilde eleştirdi. Ülkenin önde gelen haftalık Der Freitag gazetesi konuyla ilgili haberinde “Biden’ın ortaklığa geri dönüş gibi şatafatlı sözlerle dile getirdiği şey itaat mı? AB’nin, bir yatırım anlaşması imzaladığı en önemli ticaret partneri Çin’le bir çatışmaya girişmesi çok saçma olur” satırlarını kaleme aldı.

Amerika’yı geride bırakarak Avrupa Birliği’nin (AB) en büyük ticaret ortağı haline gelen Çin, geçen yılın son günlerinde de Brüksel ile Kapsamlı Yatırım Anlaşmasına (CAII) imza atmıştı. AB’nin istatistik kurumu Eurostat’a göre Çin’in İngiltere hariç 27 üyeli AB ile mal ticaret hacmi 2020’de 586 milyar Euro’ya (710 milyar dolara) ulaştı. AB’nin de geçen yıl Çin’e olan ihracatı 202,5, ithalatı ise 383,5 milyar Euro’yu buldu. Brüksel’in 2020’de ticaret açığı ise bir önceki yıla oranla yüzde 9,9 artarak 1919 milyar Euro’yu buldu.

Haber / Analiz: Gökhun Göçmen

Etiketler

Yorumunuzu Buraya Yazın