Kırmızı Kurbağa

Bir Masal: Kırmızı Başlıklı Kurbağalar

Yaşam

Eskiden, yemyeşil bir vadinin ortasındaki küçük bir gölde iki küçük kurbağacık yaşıyormuş. Bu iki kardeş de yeşil renkten hiç hoşlanmazlarmış. Çünkü çevrelerindeki her  şey yeşilmiş. Öyle ya, orman yeşil, göl yeşil, kendileriyse yemyeşil… Bu yeşil vadinin yeşillikleri arasında kaybolup gittiklerini sanıyorlarmış. Yeşilden de bu yüzden hoşlanmıyorlarmış.

Büyük kardeş, üzüntüyle:

-Sırtındaki bu yeşil giysiden hiç de hoşnut değilim, demiş. Küçüğü:

-Ben de hoşlanmıyorum ama ne yapabiliriz ki? diye sormuş. Başka bir renk giysimiz de yok.

Kafa kafaya verip düşünmüşler. Akıllarına güzel bir fikir gelmiş:

-Bir eğlence düzenleyelim. Kırmızı elbisesi olan herkesi bu eğlenceye çağıralım, demişler.

Ormanda yaşayan kırmızı renkli giysisi olan bütün hayvanları bu eğlenceye çağırmışlar. Yaşlı kurbağa bu işten pek hoşlanmamış:

-Aman çocuklar, dikkat edin. Başınıza bir iş açılmasın sonra, diye onları uyarmış.

Eğlence günü gelip çatmış. Çağrılılar birer ikişer gelmeye başlamışlar. Önce kırmızı şapkalı ağaçkakan gelmiş. Ardından kara benekli, kırmızı giysili uğurböcekleri. Daha sonra da kırmızı göğüslü yusufçuk kuşu. En sonunda da kırmızı sırtlı yabanarıları vız vız ederek eğlenceyi şereflendirmişler.

Her şey çok iyi gidiyor, katılanlar gönüllerince eğleniyorlarmış. Eğlence olduğunu duyan leylek de gelip kapıya dayanmış.

-Benim de ayaklarımla gagam kırmızı. Ben de eğlencenize katılarak dans etmek istiyorum, demiş.

Kurbağalar leyleği görünce ödleri patlamış. Gölün derin sularına dalıp gözden uzaklaşmışlar. Çağrılılar daha ne olduğunu anlayamadan eğlence sona ermiş.

Kurbağa kardeşler gene de kırmızı giysilere sahip olma isteğinden vazgeçmemişler. Oturup kendilerine birer kırmızı başlık dikmişler. Yemyeşil vadide iki kurbağa, kırmızı başlıklarından dolayı çok uzaklardan bile görülebiliyormuş.

Leylek, uzaktaki bir ağacın üstündeki yuvasından bu kırmızı başlıkları hemen görmüş.

 -Gidip şunlara bir yakından bakayım, demiş. Kurbağaların yüzdüğü gölün kıyısına gelip konmuş. Leylek, kırmızı başlıkların altındakilerin küçük kurbağalar olduğunu anlayınca çok sevinmiş. Kurbağaları avlamak için peşlerine düşmüş.

Kurbağa kardeşler sağa kaçmışlar olmamış. Sola kaçmışlar olmamış. Leylekten kurtuluş yok.

Leylek, tam kurbağa kardeşleri yakalamak üzereyken yaşlı kurbağa gizlendiği yerden başını uzatmış.

-Aptallar, başınızdaki kırmızı nesneleri çıkarın. Leylek başlıklarınızı izleyerek sizi buluyor, demiş.

Bunun üzerine kurbağa kardeşler kırmızı başlıklarını kafalarından çıkarıp atmışlar. Böylece leyleğin onları izlemesinden, dolayısıyla yakalanıp ona yem olmaktan kurtulmuşlar. Yeşil rengin onları düşmanlarından koruduğunu da böyle anlamışlar. O günden sonra da yeşilden başka bir renge özenmemişler. Göldeki yaşamlarını güven içinde sür dürmüşler.

Yorumunuzu Buraya Yazın