Orhan Çekiç

Ermeni Meselesi

Düşünsel Yazılar

Değerli dostlarım,

Beklenen maalesef gerçek oldu ve Ermenistan Azerbaycan’a saldırdı.

Zaman zaman belirttiğim, bu sunumumda da değindiğim gibi, Mülkiye’den sınıf arkadaşlarımın da Ermeniler tarafından şehit edilmeleri nedeniyle bu konu benim özel ilgi alanım içindedir.

Bir tarihçi olarak, zaten konuya uzak durmam söz konusu olamazdı ama, belirttiğim nedenler ayrıca bir motivasyon konusu olmuştur.

Bu konuda dünyanın en önemli merkezlerinde, özellikle 2 kez Bakü’de, birçok kez Londra’da, Paris’te, Frankfurt’ta, Viyana’da, Köln’de konuşmalar ve sunumlar yaptım.  ( özellikle Prof. Dr. Norman Stone ve Mülkiye’den hocam Prof. Dr. Türkkaya Ataöv ile birlikte, Londra’da, 27 Ocak günü Churchill’in mezun olduğu City Üniversitesi‘nde, ertesi gün bir başka üniversitede yaptığımız sunumlar çok önemliydi. Zira 27 Ocak, Türk diplomatlarımıza karşı cinayetlerin başladığı gündü. Ayrıca Türkiye’de Hrant Dink‘in, çok yanlış bir yaklaşımla öldürülmesinden de hemen sonra Londra’da idik.

Tahmin edebileceğiniz gibi çok yoğun bir Ermeni yurttaş tarafından baskı altına alınmıştık ama buna rağmen konuşmalarımızı yaptık.

Daha sonra Paris’e, Dışişleri Bakanlığımızın talebi üzerine, Antalya’dan, tam da böbrek nakli ameliyatı olacağım hastaneden ayrılarak gittim. Paris’teki Baskonsolosluğumuzun, yeni binasına taşındığı gün, ilk konferansın Ermeni Meselesi konusunda olmasını, tarihe böyle kayıt düşülmesini, ve sunumu da benim yapmam istendiğinde, telefonun bir ucundan,” iyi ama ben iki gün sonra böbrek nakli ameliyatı olacağım” diyemezdim ki.

Doktorların itirazlarına rağmen, zira ameliyatların sırasını bozuyordum, üstelik vizem de  yoktu. Ama bu tarz şeyleri Bakanlık bir günde çözdü ve artık  Paris’teydim. Paris’te diyaliz olmam planlanmamış olduğu için de konferansın ertesi günü ilk uçakla hemen İstanbul’a döndüm ve havaalanında bekletilmekte olan ambülansla diyalize yetiştirildim.

Bu konularda çok sayıda anılarım birikti. Onları bir gün kitaplaştırmayı düşünüyorum. Bütün bu duygusallıkların içinde, acaba ne ölçüde bu konuyu işlerken yansız davranıyorum?

Buna “tümüyle” derim, çünkü bütün sunumların daha çok yabancı kaynak ve belgelere dayanıyor.

Sizlere 40 dolayında, Ermeni Meselesi konusunda yaptığım tv konuşmaları ve konferanslara ilişkin, ektekine benzer dvd’ler sunabilirim.

Bunlar arasında, Azerbaycan‘da çekilen videolar gerçekten olağanüstü.

Bakü‘de önce Devlet Televizyonunda, bir profesörle bu konuyu konuştum ve 1918‘de, Osmanlı Devleti‘nin o çok zor durumumda bile, İran’ın kuzeyinden Azerbaycan‘a girip, Rus ve Ermeni güçlerinin tam da Bakü‘de Türklere karşı büyük bir katliama girişecekleri esnada yetişip, Bakü‘yü nasıl kurtardığını anlattım.

Bunun tarihi 19 Eylül 1918‘dir ve halen kutlanılan bir kurtuluş günüdür.

Bunun videosunu yayımlayacağım.

Daha sonra,  Bakü Devlet Üniversitesi‘nde, aşağıda sizlere sunduğum sunumu aktardım.

Ertesi gün Haydar Aliyev Harp Akademisi’nde konuştum. Bu akademinin silahlı gücünü Türkiye‘den giden komutanlarımız eğitiyor. Harp Akademilerimizdeki hocalığım esnasında tanıdığım kimi subaylarımızı Bakü‘de görmek beni son derecede mutlu kılmış ve duygulandırmıştı. Bu bilgi,  iki ülke arasında imzalanmış ve gizli olmayan bir  ittifak sonucu olduğundan, yani gizli bir bilgi niteliğinde olmadığından açıkça belirtmekte beis görmüyorum.

Aynı şekilde Rusların da Ermenistan’ın her tarafında, gene gizli olmayan, açıkça imzaladıkları ittifak sözleşmeleri nedeniyle, hava ve tank üslerine sahip olduğunu biliyoruz.

Yüreğimiz elbette, Türk Azerbaycan’ın, haksız şekilde işgal edilen topraklarını bu mücadele sonunda kurtarmış olmasından yanadır.

Allah yardımcıları olsun. Orhan Çekiç

Etiketler

Yorumunuzu Buraya Yazın