Kıbrıs

Kıbrıs’ta İki Devletli Çözümü Akıncı Geciktirdi

Politika

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in KKTC’deki seçimlerin ardından Kıbrıs’ta bir müzakere süreci başlatmak istediğini açıklaması Kıbrıs’ın geleceğine ilişkin tartışmayı yeniden alevlendirdi. Türkiye’nin “İki devletli çözümü konuşmanın vakti geldi” açıklaması KKTC’nin gündemine oturdu. Türkiye’den yapılan açıklamayı değerlendiren eski KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bundan sonra izlenecek politikanın Türkiye ve KKTC tarafından birlikte belirlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin aldığı karardan dolayı çok sevinçli olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, müzakere masalarında 50 yıllarının boşu boşuna harcandığını belirtti. Uluslararası camianın artık “tek ada iki devlet” gerçeğini kabul etmesi gerektiğini söyleyen Ertuğruloğlu şöyle konuştu:

‘DÜNYADAKİ EN ÖNEMLİ ÜLKE BİZİ TANIDI’

“Bu oyuna son verildiği için ana vatana çok teşekkür ediyorum. En doğru kararı verdiler. Bundan sonra izlenecek politikayı ana vatanla, yavru vatan beraber oturup kararlaştırmamız gerekir. Çeşitli seçenekler olabilir. Hangisi üzerinde mutabakat sağlanacaksa onu beraber kararlaştırmamız gerekir. Önemli olan artık ana vatan tarafından Kıbrıs konusunda iki ayrı devletin egemen eşitliği temelinin vurgulanmış olmasıdır. Bu son derece hayati öneme haiz bir noktadır.”

“KKTC’nin tanınması tabiî ki bizlerin çok arzu ettiği bir noktadır. Ancak bu sadece bizlerin arzu etmesiyle olacak bir olay değil. Uluslararası camianın da buna uygun bir noktaya gelmesi gerekir. Bu da ana vatanımızın bu konuda faal olup olamayacağıyla bağlantılıdır. Bizi bize göre dünyadaki en önemli ülke olan Türkiye Cumhuriyeti tanımaktadır. Dünya tarafından tanınan noktaya gelinir mi gelinmez mi? Tabiî ki gelinmesini arzu ederiz. Önce dünyanın 1963-64 ten beri yapmış olduğu hatadan vazgeçmesi gerekir. Kıbrıs adasında ‘tek ada iki ayrı devlet’ olduğu gerçeğini kabul etmesi gerekir. Anavatanımızı zora sokacak süreçlerden korumamız da gerekir. Yolumuza anavatanımızla beraber devam edeceğiz.”

ÇAVUŞOĞLU DAHA ÖNCE DE ‘TANINMA’ DEMİŞTİ

KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ‘Gezici Büyükelçi’ atadığı, Volkan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Macit Yusuf da federasyon görüşmelerinin fiyaskoyla sonuçlandığını vurguladı. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya da tepki gösteren Yusuf şöyle konuştu: “Bu kararı açıklamak için biraz geciktiler. Crans Montana sürecinden hemen sonra zaten bu tür söylemleri yapmıştı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu. Bilahare KKTC’ye gelip Mustafa Akıncı ve parti liderleriyle bir toplantı yapmıştı. O zirvede ‘KKTC’nin tanımasıdır bundan sonraki adım’ diye masaya koydu. Cumhurbaşkanı Akıncı o günkü toplantıda ‘Beni halkım federasyonu görüşmek için seçti. Ben federasyondan başka bir şey görüşmem’ dedi. Birkaç parti lideri de aynı şekilde konuşunca galiba hem huzursuzluk çıkmasın hem de böyle bir gerilim yaratılmasın diye Çavuşoğlu o şekilde bıraktı. Sonraki süreçte Akıncı kendi kafasına göre siyaset gütmeye devam etti. Ama Rum tarafından bir niyet değişikliği olmadığı için o süreçler de BM’nin atadığı temcilci iki tarafı uzlaştırmaya çalıştı. O süreç de fiyaskoyla sonuçlandı. Gecikmiş doğru bir kararın şimdi gerçekleşmesinden ben huzurluyum mutluyum. Çok iyi oldu.”

‘AKINCI DEVLETİNE GÜVENMİYOR’

“Şimdi 11 Ekim’de Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimi var. Kıbrıs’taki Akıncı ve etrafındaki federasyoncular ‘Biz size söylüyoruz. Bakın Türkiye müdahale ediyor’ diye niteleyecekler. Bu müdahale değil. Bu Kıbrıs Türk halkına ana vatanın bir mesajıdır: ‘Bakın doğruyu görünüz, doğru hareket ediniz. Bundan sonra federasyon diye de bir şey olmaz. Türkiye sizin kurduğunuz devletin arkasındadır. Ya Rumlar bunu kabul edecekler ya da kabul edecekler.’ Akıncı devletine güvenmiyor. Hala daha federasyonname yapıyor. Federasyon olmaz. Rumlar ‘Türkiye’nin tehditleri varken biz gelip de 5’li konferans yapmayız’ dediler. Türkiye’nin tehditleri söz konusu değil. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türkünün ve kendinin kıta sahanlığından doğan haklarını araması var. Aynı yaygarayı Yunanistan da yapıyor. Ege de anlaşmaların hilafına silahlandırdığı adaları unutturmaya çalışıyor. AB ve ABD’yi arkasına alarak yaygara koparıyor. Türkiye, AB ve ABD’ye bir çağrı yapacak. ‘Hukuktan yana mısınız hukuksuzluktan yana mısınız?’ Türkiye 30-35 yıldır terörle savaşan bir ülkedir.”

‘FEDERASYON YASAKLANMALI’

“KKTC Meclisi’ne görev düşüyor şu anda. Türkiye’nin aldığı karar doğrultusunda kendi içinde gerekli düzenlemeleri yapmaları lazım. Yani federasyonu yasaklaması lazım. ‘Biz bundan sonra federasyon görüşmeyeceğiz. ‘İki eşit devlete dayalı müzakerelere hazırız’ çağrısı yayımlaması lazım.

Bu da olmazsa KKTC’nin uluslararası boyutta tanınması için kampanya başlatacağını duyurması lazım. Akıncı masada siyasi eşitliğimizin içini boşalttı sulandırdı. Garantileri pazarlığa açtı. Toprak tavizi verdi. Türkiye’ye ve KKTC Meclisi’ne danışmadan verdiği taviz haritasını defalarca kez manşete çekip sorduk. O haritayı açıkladığında halkın içine çıkacak yüzü olmaz. Çünkü o haritada Güzelyurt’u Erenköy ve Maraş’ı verdi.”

 

Yorumunuzu Buraya Yazın