liderle-açık-oturumu-trt-1991-seçim

SÖZDE SİYASET

Nevzat Yılmaz

Nevzat Yılmaz- İsimlik

 

Son 20 yıldır Türkiye’de siyasal yaşam nereden nereye geldi?

Son yaşanan karşılıklı atışmalar, 12 Eylül’ün güzergâhı üzerinde zemin buluyor. 

Sözde Cumhurbaşkanı” sözü kıvılcım oldu, büyük yangınlar çıktı…

Eğer, etik, ahlâk tartışması yapacaksak; bütün siyasetçilerin kendine çeki-düzen vermesi gerekmez mi?

Klasik siyasal yaşam, alışılagelen düzlem üzerinde doğal yolunda ilerlerken, eski siyaset ustaları sahneden çekiliverdiler. 2002 seçimlerinden sonra bütünüyle ortadan kalktılar.

Şu kişi şunu, bu kişi bunu, diğeri de şunu diye sıralamaya gerek yok.

Siyasal makamlar, devlette oturulan makamlar, hükümet ya da muhalefet bulundukları yerin hakkını vermeliler önce. Yumruk atana yumruk, söz atana söz ile değil, sokak kültürünün üzerinde bir nitelikle karşılık verip genç kuşaklara örnek olmalılar. 

Bugün siyasetçilerin böyle yaklaşım gösterdiğini söylemek olanaksız. Karşı tarafa lâf sokmanın,  güçlü algısı yarattığı bir gerçek. 

Küçümseme, aşağılama girişimleri, tabanı diri tutma çabalarının bir sonucu olsa gerek. 

Kuşkusuz Türkiye eski Türkiye değil. 

Çok şey değişti. Köprülerin altından çok sular aktı, eski çamlar bardak oldu…

Da neden siyasetçiler ileriye doğru bir değişimi yeğlemek yerine, niteliği geriye doğru çekmenin öncüsü oldular? 

Toplum geriliyor, gerildikçe sertleşiyor. Gündelik yaşamda olmadık abuk-subuk yaklaşımlar gösteriyor. Okullarda bile insanların kamplaşması aklı başında olması gerekenlere bir ileti veriyor mu?

Karşı mahalleye attığın taşın ne yararı oldu? Senin mahallenin niteliğini yükseltti mi? Ya da karşı mahallenin niteliğini düşürdü mü?

Kuşkusuz, bugünün gençleri ileriki yaşamlarında örnek alacaklar siyasetçilerin tutum ve davranışlarını. 

Bugün siyasetçilerin böyle kaygıları olduğunu söylemek olanaksız.

O ona böyle demiş, bu şuna şöyle demiş. 

Karşılıklı davalar, sonu gelmez kavgalar, bezginlik verdi artık…

Sokakta, trafikte, evde, işyerinde kısaca her yerde şiddetten, hoşgörüsüzlükten yakınıyoruz.

Bir ara çok moda olan “empati”  bugünlerde gözden düşmüş gibi. 

Yeniden anımsamanın, olabildiğince uygulamanın zamanı gelmedi mi?

Eski siyasetçileri beğenmiyor yeni siyasetçiler ama eski siyasetçilerin inceliği, birbirlerine gösterdikleri saygı bugün yok ve televizyon programlarında siyasi parti liderleri birbirleri ile değil “vekil” savaşçılar aracılığı  ile savaşıyor. 

Can Okanar’ın yönettiği TRT’deki liderler açıkoturumu internette milyonlarca kez izleniyor.

Bu bile toplumun,  kayıkçı kavgası değil, nitelikli tartışma ortamı özlemi içinde olduğunu gösteriyor? 

Çok uzağa gitmeye gerek yok. Bugünkü siyasal parti liderleri TRT’nin açık oturumunu örnek alsınlar yeter.

Yoksa siyaset, sözde siyasetten öteye gidemez…

Yorumunuzu Buraya Yazın