Kalabalık

UYUSUN DA BÜYÜSÜN EVLADIM, 2071’İ HEDEFLESİN EVLADIM…

Nevzat Yılmaz

Nevzat Yılmaz- İsimlik

 

Günlerden bir gün. Yer: Cihangir, Çiçek Pasajı da olabilir. Ankara’da Yüksel Caddesi’ne bakan bir meyhane de. Piposunu somuran, keçi sakallı bay muhalif buyurdu: Önemli olan sömürüdür kardeşim. Emekçiyi ha devlet sömürmüş, ha özel sektör sömürmüş;  bana göre aralarında bir fark yok. Bu bağlamda özleştirme hantal Kemalist yapının çözülmesine neden olacaktır. Destekliyorum.

Kuşkusuz, tıpkısının aynısı bu konuşma hiçbir zaman olmadı. Benzerlerini ise bozuk plak gibi takılanlardan kaç kez dinledik.

Liberal ekonomik düzen, güya duvarları kaldıracaktı. Kaldırdı. Türkiye’ye dışalımla giren mallardan alınan verginin önündeki duvarları kaldırdı. Gümrük Birliği bir kama gibi böğrümüze saplanırken, sağcı-solcu bir olmuş “Aman ne iyi, ne iyi” şarkısını söylüyordu.

Alman teknoloji şirketi Aixtron’un Çin’e satılmasına önce izin veren Alman hükümeti, birden bire ABD’den gelen işaretle satıştan vazcaydı.

Ele verir talkını, kendini yutar salkımı oldu mu?

Eeee bizim Türk Telekom, Hariri Telekom olmadı mıydı? Duvarları kaldırdık ve sattık. Alman devletinin ulusal güdüleri, Amerikan destekli dürtü ile harekete geçerek belki de ulusal onurlarını koruyordu. Duvarlar kalkmış işgal orduları Polatlı önlerindeyken Avrupa Birliği’ne girecektik ki; ah o Kemal ve Kemalistler.

Özelleştirmelerden sonra bizde ise bir bayram havası ki, salla bayrağı soldan sağa…

Son sosyalist devleti yıktık” diye böbürlenmeler, ama ortada sosyalist eskileri var ama, ne  sosyalist ne de devlet yoktu.

Yahu biz şimdi Sovyetlerde yıkılanı mı yıktık, yoksa Türkiye’de hiç kurulmayanı mı? Belli değil, at izi, it izine karışık…

Alacağın olsun ey Batı dünyası, kandırdın bizi, desek ne yararı olur şimdi?

***

Allahtan ki Veysel Eroğlu gibi devlet adamlarımız var da mizah duygumuzu yitirmiyoruz. Veysel hocaya çok kırıldım, çok… Bizim çocuklar büyüdükten sonra Michael Rubin’in de dikkatini çeken ninniyi bestelemiş:

Uyusun da büyüsün evladım/2071’i hedeflesin evladım/Büyük Türkiye’ye yürüsün evladım.

Ne güzel olurdu Malazgirt ruhu ile çocukları sallarken ninni terennüm etmek. Televizyonda Veysel Hoca, biz çocuğu sallıyoruz, o da “Uyusun da büyüsün evladım/2071’i hedeflesin evladım”ı sallasın.

Sonra Jale, Hale, bütün mahalle:

Uyusun da büyüsün evladım/2071’i hedeflesin evladım/Büyük Türkiye’ye yürüsün evladım.

Olmayan aklıma birisi mukayyet olsun!

***

Ülkemizde siyaset çok kolay ve zor uğraşların başında geliyor. Örneğin, muhalefet etmek çok kolaydır. Ancak, yaptığınız muhalefet ile iktidarın övgüsüne lâyık olmak ise bizim muhalefetin başarıları arasındadır. Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu; “kurban olayım böyle muhalefete”den öteye geçememişlerdir.

İktidar muhalefete kurban, sen cama tırman ey halk…

Sosyal yardım adı altında halk dalkavukluğu yapma kervanında muhalefet partileri de iktidardan pek geri değil. Sanki, belediyelerin görevi sünnet töreni düzenlemek, toplu nikâh kıymaktan başka bir şey değil. Çöp toplamak, park yapmak, yerli müteahhit zengin olsun diye kaldırımları gereği yokken 37. kez yıkıp yeniden yapmak yeni belediyecilik oluyor.

 

CHP, MHP ve AKP birbirlerine çok benziyorlar. Tüzüğü, yönetmeliği bırakın yönetimde olduğu belediyelere bir bakın. Ne farkı var birbirlerinden…

Birbirlerine bakar bakar dururlar. Aynısını yapar yapar dururlar. Halk iktidara muhalefet eden partileri iktidardan farklı sanadursun, birbir projelerini devşirip ilk kez “biz yaptık” demenin zevkini de tadıyorlar.

İktidar muhalefete muhalefet etmekte, muhalefet iktidara destek sunmakta; bense hem iktidara ve muhalefete muhalefet etmekteyim. 

Etiketler

Yorumunuzu Buraya Yazın